Çocuklukta kekemelik başladığında ailelerin aklındaki temel sorulardan biri, destek için ne zaman başvurulacağıdır. Bir başka soru da zaman içinde görülen değişimin ne kadarının müdahaleye, ne kadarının doğal gelişime bağlı olduğudur. Bir terapi programını değerlendirmek için yalnız uygulama öncesi ve sonrasını karşılaştırmak bu nedenle her zaman yeterli olmaz.

2005’te BMJ’de yayımlanan Lidcombe araştırması, okul öncesi dönemdeki çocukları bir müdahale grubu ve kontrol grubuyla karşılaştırdı. Çalışmanın önemi, erken müdahale hakkındaki soruyu düzenli ölçüm ve rastgele grup atamasıyla incelemesidir. Bu yazı araştırmanın ne bulduğunu ve sonuçların aileler açısından nasıl okunabileceğini açıklıyor. [1]

Lidcombe nasıl bir programdır?

Lidcombe, küçük çocuklarda kekemelik için geliştirilmiş, ebeveynin de katıldığı davranışsal bir programdır. Ebeveynler, dil ve konuşma terapistinin rehberliğiyle çocuğun konuşmasına belirli biçimlerde sözlü geri bildirim vermeyi öğrenir. Bu nedenle programın adını bilmek veya kısa bir açıklamasını okumak, uygulamasını öğrenmiş olmak anlamına gelmez. [2]

Aile katılımını, çocuğun bütün gün konuşmasının denetlenmesi olarak düşünmek yanlış bir beklenti oluşturur. Geri bildirimin nasıl kullanıldığı, çocuğun tepkisi ve aileyle kurulan çalışma düzeni önemlidir. Bir makale bu kişisel değerlendirmeyi yapamaz; burada amaç evde uygulanacak bir protokol vermek değil, araştırmada incelenen müdahalenin niteliğini açıklamaktır.

Araştırma kimlerle ve nasıl yapıldı?

Yeni Zelanda’daki iki kamu konuşma kliniğinde yürütülen çalışmaya 3–6 yaşlarında 54 çocuk alındı. Çocukların 29’u Lidcombe grubuna, 25’i kontrol grubuna atandı. Kekemeliği son altı ayda başlayan veya önceki yıl kekemelik tedavisi alan çocuklar araştırmaya dahil edilmedi. Bu koşullar, sonuçların hangi gruba ait olduğunu anlamak için önemlidir. [1]

Konuşma örnekleri yalnız klinikten toplanmadı. Aileler farklı konuşma durumlarından kayıtlar sağladı; ölçümler başlangıçta ve izleyen aylarda tekrarlandı. Araştırmacılar konuşmadaki kekelenen hecelerin oranını değerlendirdi. Böylece tek bir görüşmedeki izlenime göre karar vermek yerine, belirli bir sonuç ölçütünün zaman içindeki değişimi karşılaştırıldı. [1]

Dokuz ay sonunda ne bulundu?

Dokuzuncu ayda kekelenen hecelerin ortalama oranı müdahale grubunda yüzde 1,5, kontrol grubunda yüzde 3,9 olarak bildirildi. Gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıydı. Araştırma, incelenen koşullarda Lidcombe programının kekemelik sıklığını azaltabildiğine ilişkin kontrollü kanıt sundu. [1]

Bu oranların anlamını doğru okumak gerekir. Yüzde 1,5, çocukların yüzde 1,5’inde kekemelik kaldığı demek değildir; kaydedilen konuşmadaki hecelere ilişkin bir ölçümdür. Grup ortalaması da her çocuğun aynı sonuca ulaştığını göstermez. Bir aileye ait beklenti, araştırma ortalamasının doğrudan çocuğa uygulanmasıyla belirlenemez.

Doğal gelişim neden hâlâ önemlidir?

Bir kontrol grubu bulunması, zamanın ve doğal değişimin etkisini değerlendirmeyi kolaylaştırır. Buna rağmen dokuz aylık takip bütün çocukların yıllar sonraki durumunu açıklamaz. Araştırmaya katılma koşulları da henüz çok kısa süredir kekeleyen bir çocukla aynı olmayabilir. “Erken müdahale” başlığı altında yer alan farklı yaşlar ve başlangıç süreleri birbirine karıştırılmamalıdır.

Ayrıca konuşma sıklığı, çocuğun bütün deneyimi değildir. Konuşmayı isteyerek sürdürmesi, zorlanma yaşayıp yaşamadığı ve iletişimin aile içinde nasıl karşılandığı da önem taşır. Bir araştırmanın ölçmediği bir alanda iyi veya kötü sonuç varsaymak yerine, o alanın ayrı değerlendirme gerektirdiğini kabul etmek daha doğrudur.

Aileler bu bilgiyi nasıl kullanabilir?

Bu çalışma, belirli bir programın araştırılmış olduğunu gösteren bir kaynaktır; her çocuk için aynı müdahalenin seçilmesini gerektirmez. NIDCD, değerlendirmede başlangıç öyküsü, ailede kekemelik, konuşma ve dil becerileri ile yaşanan etkinin birlikte ele alınmasını açıklar. Böyle bir görüşme, çocuğun durumunu tek bir sıklık sayısından daha geniş biçimde anlamayı sağlar. [3]

Bir uzmanla konuşurken hedeflerin ne olduğu, ilerlemenin nasıl izleneceği ve çocuğun uygulamalara verdiği tepkinin nasıl değerlendirileceği sorulabilir. Ailenin görevi araştırma sonuçlarından tek başına bir tedavi planı çıkarmak değildir. Çocuğun anlatmak istediğini dinleyen, onu konuşması nedeniyle suçlamayan bir iletişim ortamı ile kişiye uygun profesyonel değerlendirme birlikte düşünülebilir.

Kaynaklar

  1. Randomised controlled trial of the Lidcombe programme of early stuttering intervention (yeni sekme) Jones M, Onslow M, Packman A, Williams S, Ormond T, Schwarz I, Gebski V. BMJ

    Araştırmanın yayın kaydı ve özeti; tam metin değerlendirmesi değildir.

  2. Stuttering, Cluttering, and Fluency (yeni sekme) American Speech-Language-Hearing Association (ASHA)

    Klinik başvuru sayfası; kavramlar ve değerlendirme yaklaşımları için.

  3. Stuttering (yeni sekme) NIDCD / NIH

    Kurumun kekemelik hakkında bilgilendirme sayfası.

Çevrim içi yayın: 11 Ağustos; dergi sayısı: 24 Eylül 2005.

Bu makale, belirtilen kaynaklardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış özgün bir Türkçe anlatımdır. Açıklayıcı örnekler araştırma katılımcılarının öyküleri değildir. Klinik uzman incelemesinden geçmemiştir; kişisel tanı veya tedavi önerisi yerine geçmez.