Konuşurken takılmak ile insanların tepkisinden kaygı duymak birbiriyle ilişkili olabilir, fakat aynı şey değildir. Bir kişi belirgin biçimde kekelerken sosyal ortamlarda rahat olabilir. Bir başkası konuşmasını çoğu zaman gizleyebilse bile yoğun değerlendirilme korkusu yaşayabilir. Destek planı oluştururken bu iki alanı otomatik olarak birbirinin yerine koymamak gerekir.
Ross Menzies ve arkadaşlarının 2008 çalışması bu ayrımı doğrudan araştırdı. Çalışma, yetişkinlerde konuşmayı yeniden yapılandırma müdahalesini ve buna eklenen sosyal kaygı odaklı bilişsel davranışçı terapiyi karşılaştırdı. Sonuçlar, konuşma ve psikolojik işlevlerin ayrı hedefler olarak ele alınmasının önemini ortaya koydu. [1]
Sosyal kaygı konuşma deneyiminde nasıl yer alabilir?
Sosyal kaygıyı düşünmek için yalnız konuşma anına bakmak yeterli değildir. Bir kişinin görüşmeden önce düşündükleri, görüşme sırasında neyi izlediği ve sonrasında olayı nasıl değerlendirdiği de önem taşıyabilir. “Kesin başarısız olacağım” beklentisi ile gerçekten olanlar arasında fark olup olmadığı, görüşmede ele alınabilecek sorulardan biridir.
Örneğin biri toplantıda kısa bir duraklamayı bütün sunumun başarısızlığı olarak yorumlayabilir. Bir diğeri aynı duraklamayı sıradan bir iletişim olayı olarak yaşayabilir. Bu örnekler herkesin aynı düşünceye sahip olmadığını gösterir. Kekemeliği olan kişide kaygı bulunduğu varsayılmamalı; varsa nasıl yaşandığı ve hayatı ne ölçüde sınırladığı anlaşılmalıdır.
BDT’nin hedefi nedir?
Bilişsel davranışçı terapi, burada sosyal kaygıyla ilişkili düşünce ve davranışları ele alan yapılandırılmış bir müdahale olarak incelendi. Araştırma, “olumlu düşünürsen kekemelik geçer” gibi bir iddiayı test etmedi. Konuşma davranışının değişmesiyle kaygının azalmasının birbirinden ayrılabilir olup olmadığını araştırdı. [1]
Bir görüşmede kişinin kaygı duyduğu durumları tanımlaması, beklentilerini incelemesi ve kaçınmanın yaşamındaki yerini fark etmesi anlamlı olabilir. Fakat bu süreç bir internet yazısından çıkarılacak kişisel tedavi planı değildir. Özellikle yoğun kaygı söz konusu olduğunda, hedeflerin uygun uzmanlıkla ve kişinin ihtiyaçlarına göre belirlenmesi gerekir.
Araştırma nasıl düzenlendi?
Kronik kekemeliği olan 32 yetişkin rastgele iki gruba ayrıldı. Bir grup yalnız konuşmayı yeniden yapılandırma aldı; diğer grup aynı müdahaleden önce sosyal kaygıya yönelik BDT paketine katıldı. Konuşma ve psikolojik ölçümler farklı aşamalarda, ayrıca 12 aylık takipte değerlendirildi. Başlangıçta grubun yüzde 60’ında sosyal fobi tanısı bulunuyordu. [1]
Bu oran, araştırmaya başvuran küçük klinik gruba aittir. Bütün kekemeliği olan yetişkinlerin yüzde 60’ının sosyal kaygı bozukluğu yaşadığı şeklinde kullanılamaz. Bir örnekleme kimlerin alındığı, sonuçların hangi topluluk için anlam taşıdığını belirler. Kliniğe başvuran kişilerle genel nüfusun ihtiyaçları aynı dağılımda olmayabilir.
Kaygı ve akıcılık sonuçları nasıl ayrıştı?
Yalnız konuşma müdahalesi, 12 aylık izlemde grubun sosyal fobisini değiştirmedi. BDT alanlarda ise kaygı ve kaçınma ölçümlerinde daha olumlu sonuçlar bildirildi; takipte sosyal fobi tanısı görülmediği aktarıldı. Buna karşılık BDT’nin konuşma akıcılığına ek bir katkısı gösterilemedi. [1]
Bu sonuç iki farklı yanlış okumaya açıktır. “Akıcılık artmadıysa yarar yok” demek psikolojik değişimi yok sayar. “Kaygı azaldıysa kekemelik çözüldü” demek de ölçülmeyen bir sonuca atlar. Bir kişinin konuşma durumlarına daha rahat katılması kendi başına anlamlı olabilir; bunun takılma sıklığıyla aynı yönde değişmesi şart değildir.
Destek planı açısından ne anlama gelir?
Bir uzman görüşmesinde konuşmanın hangi yönünün zor geldiğini açıkça anlatmak önemlidir. Fiziksel mücadele, değerlendirilme kaygısı, kaçınma ve günlük katılım aynı başlık altında toplanırsa ihtiyaçlar belirsizleşebilir. Ayrı hedefler koymak, hangi desteğin hangi soruna yönelik olduğunu ve değişimin nasıl izleneceğini daha anlaşılır kılar.
Çalışma, küçük bir örneklem ve belirli bir terapi paketi hakkında bilgi verir. Her kişinin aynı yanıtı vereceği veya yalnız kaygıya odaklanmanın yeterli olacağı söylenemez. Yine de ortaya koyduğu ayrım kalıcı bir düşünme çerçevesi sağlar: Daha rahat yaşamak ve daha akıcı konuşmak birlikte hedeflenebilir, fakat araştırmada ve kişisel değerlendirmede ayrı ayrı izlenmelidir.
Kaynaklar
-
An experimental clinical trial of a cognitive-behavior therapy package for chronic stuttering (yeni sekme)
JSLHR
Araştırmanın yayın kaydı ve özeti; tam metin değerlendirmesi değildir.
Çevrim içi yayın: Temmuz; dergi sayısı: Aralık 2008.
Bu makale, belirtilen kaynaklardan yararlanılarak yapay zekâ desteğiyle hazırlanmış özgün bir Türkçe anlatımdır. Açıklayıcı örnekler araştırma katılımcılarının öyküleri değildir. Klinik uzman incelemesinden geçmemiştir; kişisel tanı veya tedavi önerisi yerine geçmez.